hosgeldin meydan sozluk hoscakal lafmacun.org

hoşçakal demişiz lafmacun'a. hatta "hoşça kal" demişiz ayırmışız baştan, kesin doğrusu budur; bakamam tdk'dan falan. koskoca ex yanlış yazmamıştır herhalde. neyse.

sol frame'de 5. nesil falan gördüm, "hey gidi" dedim kendi kendime. yine neyse... şimcik oturup buraya bu sözlükteki yaşanmışlıkları yazardım ama üşendim. ehe.

diyeceğim odur ki; tatlı sözlüktür bu sözlük. ve de umarım hakettiği yeri bulur. sözlüğü çok sevdiğimden değil; ex'i severim, iyi liboştur. ehe.

o zaman bir hoşça kal da benden lafmacun org'a. bir devrin kapandığının kanıtı olmuş bu. zor bu saatten sonra merhaba demek yeni oluşumlara. "hayırlı olsun" deriz biz barbarlar böyle durumlarda.

sağlıcakla,

spa

acik konusuyorum

açık konuşuyorum; aylar sonra lafmacun'a entry yazdırdı bana. bu bile bana farklı geliyor şu anda. uzun bir aradan sonra önceden bir araya gelip iki kilo lafın belini kırdığım adamlarla selamlaşma fırsatı verdi ayrıca. bu kısmı da tatlı geldi oldukça. son olarak, verdiğim "gelme" sözünü tutatak gereksiz bir sevinç kaynağı yaşattı şahsıma, bunu pek anlamadım ama...

gelelim olaya:

benim için kötü başladı açıkcası gece. uzun uğraşlar sonrası ikna ettiğim arkadaşlarımı (cem'e sözüm vardı) iki taksiyi doldurarak şişli'ye getirttim. hatta arkadaşlarımdan birinin annesi bile geldi. ama gel gör ki, mekanın nerede olduğuna çok dikkat etmeyip, yıllar önce cavahir'in oralarda "haldun dormen sahnesi" tabelasını görmüş olabilme ihitmaline aldanarak kendimi cevahr'in oralarda diğer arkadaşlarıma rezil olmuş şekilde buldum. neyse organizasyon mesajında yazan numaradan aradım cem'i, bir eleman çıktı:

- cem bey'in telefonu.
- eheemmm. nerde bu haldun dormen?
- ergenekon caddesi'nde.
- orası nerde?
- şey şişli adliyesi falan.......
- ya bu cevahir'in orada değil miydi? (iddialıyım halen)
- misafirlerimiz genelde bu çelişkiye düşüyor efendim (sanki yüzüncü gösteri aq)
- tamam. tşk.

diyerek orayı bilen taksici arayışına girdik. en sonunda bir taksiciyi bulunca atlayıp geldik. iyi ki gelmişiz. oldukça kaliteli bir gösteriydi. bişe göstermedi ama iyi güldük. konuları birbiirine bağlayışını, giriş kısmını çok sevdim. anlattığı şeyler zaten tanıdık geldiği için çok içten geldi. içten, dıştan güldük. hadımköy otobüsünü tuttum. cem yılmaz'la alakalı kısma bayıldım. özellikle haftalardır "çok eğleneceğiz" diyerek ikna ettiğim arkadaşlarımın da oyunu beğenmesi üzerine oyun sonunda en az cem kadar rahatladım. 7 kişi geldik, beğendik ve gittik...

tebrik falan ederim hacım!

zaman

alıp ipe un serdiğim gazete (estaban duydun mu espriyi). hatta bugün börek açarken faklı göründü gözüme, mizanpajı mı değişmiş ne? benim oğlan söyledi, yoksa ben anlamam mizanpajdan, tasarımdan. nizamdan. dan.

vicdani redd

redd'in 21 isimli yeni albümünden. enstrümental.

cayvesigara

telesekretere konuşamayanlardan.

itu sozluk

şu an değişik şeyler olmakta. an itibariyle hem de. değişik dedim ama cidden değişik. öyle bildiğin değişikliklerden değil ama.

rahmi koc u durumcuye goturmek

<bkz: abi ayranlar iptal, iki şalgam suyu getir>

fatma ragibe kanikuru logoglu

istanbul büyükşehir belediyesi bağımsız adayı. nam-ı diğer kuvvacı fatma abla imiş. 5. adaylığıymış.

kendisi hakkında şöyle diyor sevenleri:

kendini amme hizmetine adayan
yılmayan yıldırılamayan ,
tek kişilik bir ordu gibi çalışan
tiz sesiyle
sohbet meclislerini çın çınlatan
beklenmeyen ,
istenmeyen ,
dost meclisinde
hızır gibi
anında biten
süleymaniyede darül ziyafede ,
lalezarda , kocavda , türk dünyası araştırmalar vakfında
beyazıtta ilesamda , kubbealtı vakfında
çorlulu ali paşada , rumeli türkleri derneğinde
birlik vakfında ,
çemberlitaşta türk ocağında
yazarlar birliğinde
ve en nihayetinde
sultanahmette türk edebiyatı vakfında
karşılaşmanız her an mümkündür.

esref ahmet fakibaba

geçmiş dönem akpl'li şanlıurfa belediye başkanı. 2009 yerel seçimlerine bağımsız aday olarak girmiş. -az önce baktığım sonuçlara göre- muhtemelen tekrar başkan seçilecek.

henry flower

hmmmm geri dönmüş. sevindim. gerçi pek durası yok gibi ama.. "hayırlısı" deriz biz barbarlar bu durumda.

bunu tuttum

<bkz: duma duma dum>

askerlikte mantik aranmaz

<bkz: askeriyede mantık olmaz>

yani.

bunu tuttum

<bkz: sadece akıllılar görebilir>

edit: töbe töbe adı değişip duruyor. duruyor da bi bende mi çıkmıyor bu meret? feysbukta kalbin ne renk testi çözmediğimden olsa gerek. rek.

edit: çözdüm geldim, çıktı. ehe. pembeymiş hem de.

19 mart 2009 galatasaray hamburger sv maci

<bkz: he valla>

cigdem erken

bünyede hoş bir sada bırakan sese sahip müzisyenlerden.

http://profile.myspace.com/...file&friendıd=160027506

south park

13. sezonu bu gece saat 3'te başlayacak. çok şükür diyoruz.

esref ziya terzi

"söyle istanbul" diye bir şarkısı var bu adamın. elektro gitarlı bir girişi, arabesk sözleri, pop ritmi var. karmakarışık. kozmopolit; "tıpkı istanbul gibi..." diyecem şimdi odunla peşimden koşarsınız diye korkuyorum, diyemiyorum.

yasa fenerbahce

son kıtasını her duyduğumda gülümserim. bugün farkettim okuduğumda da gülümsüyorum. hatta şimdi farkettim; o kıtadan bahsederken bile gülümsüyorum. bu gülümsemeler yazıldığı dönemdeki futbol kültürü hakkında fikir sahibi yapıyor bizleri biraz. ama biraz. nefretten uzak. masum.

babamindavulu

<bkz: babamın bavulu>

bu da 'şu ana kadar yazılmadığına şaşırdığım entry' olsun.

lafmacun org hakkinda ne dediler

"yine mi duyuru lan!!!"

az önce ben dedim.